
Rengi her ne kadar olduğundan daha koyu çıkmış olsa da kuşburnu çayım ve Eti Form yulaflı bisküvim...Çok güzel bir ikili oluşturdular.... Tavsiyemdir...


Bu dört malzeme elinizdeyse 20 dakika sonra da tortelliniz önünüzde olacak demektir. Bu barilla tortelli dolu dolu
tabaklarla 2 kişiyi doyurabiliyor... Aslına bakarsanız tarifi yazılacak bir şey bile yok ortada ama kısaca yazacak olursam, şöyle;
Ondan sonra o güzel denize karşı kahvemi yudumlarken İstanbulda bıraktıklarımın anısına sigaramdan bir nefes daha çekeceğim... İşe giderken giydiğim daraltan bunaltan kıyafetler yerine giyeceğim elbiseler, şortlar ve terliklerimle özgürlüğün tadını çıkaracağım... İşe yetişme telaşı - yetişemeyip Taner'den onu beklettiğim için azar işitmeler de :) olmayacak... Öğle saatlerinde akşam yemeği olarak canımın isteyipte eve gelince yapmak zor gelince değiştirip ufalttığım menüler yerine,, tamam itiraf ediyorum dışarıdan söylediğim yemekler yerine otelin açık büfesinde her çesitten bulabileceğim salataları, balıkları ve tatlıları yiyeceğim... Siz deyin 3 kilo, ben diyeyim 5 kilo yüklenir getiririm artık İstanbula... Kendimizi sırf yemekle doyurmak olmaz tabi ruhun gıdaya ihtiyacı var elbet... Mavi sularda sırtüstü yatarken onuda bir şekilde hallederiz artık... Ayrıca Tanerciğime söz verdim bu sene için... Ne kadar ürksemde birlikte açıkta şnorkelle yukardan cici balıkları (!) seyredeceğiz...Onunla herşeye varım...
SEreNiN baHçeSi